Mutabakat rehberi · Mütalaa

E-mutabakat hukuken geçerli mi?

MÜTALAA

E-Mutabakatın Hukuki Geçerliliği ve İspat Değeri Hakkında Mütalaa

Hazırlayan
Hüseyin Canpulat
Kurucu, mutabakat.com · 1992'den bu yana kredi, alacak yönetimi ve cari hesap mutabakatı uygulayıcısı
Kurum
CIT Alacak Yönetimi ve Risk Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. (mutabakat.com)
Tarih
1 Kasım 2026
Word olarak indir

İncelenen soru

Şirketlerin tedarikçi ve müşterileriyle cari hesap bakiyelerini elektronik ortamda (e-posta, kişiye özel bağlantı, platform onayı) teyitleşmesi, yani e-mutabakat, hukuken geçerli midir; kaşeli ve ıslak imzalı kâğıt mutabakat mektubuna göre ispat bakımından daha zayıf mıdır?

Özet görüş

  1. Cari hesap mutabakatı, kâğıtta da elektronik ortamda da, borç ya da alacağı tek başına kesinleştiren bir belge değildir. Uyuşmazlıkta mahkeme ve bilirkişi önce tarafların ticari defterlerine, faturalara, teslim belgelerine ve ödemelere bakar; mutabakat bu incelemeyi destekleyen yardımcı bir delildir.
  2. Bir alacağı itiraza yer bırakmayacak biçimde kesinleştirmenin yolu kambiyo senetleridir (çek, bono, poliçe) ve uygun teminatlardır. Mutabakat mektubu bunların yerine geçmez; bu durum kâğıt mutabakat için de aynen geçerlidir.
  3. Elektronik ortamdaki veriler Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (HMK m.199) göre belgedir. Yargıtay e-posta yazışmalarını delil başlangıcı olarak kabul etmekte ve değerlendirilmeden karar verilemeyeceğini belirtmektedir. Türk Ticaret Kanunu (m.1525) teyit mektubunun ve itirazların elektronik ortamda yapılabileceğini açıkça öngörür.
  4. Güvenli elektronik imza ile yapılan onay elle atılan imzayla aynı hukuki sonucu doğurur ve senet hükmündedir (5070 s. K. m.5, TBK m.15, HMK m.205/2). Kayıtlı elektronik posta (KEP) ise gönderimin, teslimin, zamanın ve içeriğin delilini üretir; KEP delilleri ilgili yönetmeliğe göre aksi ispat edilinceye kadar kesin delil sayılır. Bu araçlarla alınan onay hukuken ıslak imzaya eşdeğerdir ve bilirkişi incelemesinde ondan daha kolay doğrulanır.
  5. Uygulamadaki kaşeli kâğıt mutabakatların büyük bölümü, şirketi temsile yetkili olmayan muhasebe çalışanlarınca imzalanmakta, faks ya da taranmış kopya olarak gelmektedir. Bu nedenle kâğıt mutabakatın daha "sağlam" olduğu kanaati, hukuki bir dayanaktan çok alışkanlığa dayanır.
  6. İyi kurulmuş bir e-mutabakat süreci (yanıtlayanın kimliği, e-posta adresi, zaman, ağ bilgisi ve değiştirilemez işlem kaydı) bilirkişi incelemesinde kâğıt ya da faks mutabakata göre daha kolay ve daha güvenilir biçimde doğrulanır.
  7. Sonuç olarak e-mutabakat, kâğıt mutabakatın hukuken yerine geçebilecek, ispat bakımından ondan geri kalmayan ve doğru kurulduğunda ondan güçlü bir yöntemdir.

I. Mütalaanın konusu ve kapsamı

E-fatura, e-defter ve e-arşiv uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte şirketler cari hesap mutabakatını da elektronik ortama taşımıştır. Bu geçiş sırasında sıkça şu soru sorulmuştur: "Kaşeyi ve imzayı gördüğümüz kâğıt mutabakat elle tutulur bir delildi; elektronik mutabakata nasıl güveneceğiz?"

Bu mütalaa; mutabakat mektubunun hukuki niteliğini, kâğıt ve elektronik mutabakatın ispat değerini, elektronik iletilere ilişkin mevzuatı (Türk Ticaret Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Elektronik İmza Kanunu, Tebligat Kanunu ve kayıtlı elektronik posta düzenlemeleri), yaklaşık ispat ve ihtiyati haciz kurumlarını ve Yargıtay içtihatlarını birlikte değerlendirmektedir.

Değerlendirme tacirler arasındaki ticari ilişkilerle sınırlıdır; tüketici işlemleri ve kamu kurumlarıyla yapılan mutabakatlar kapsam dışındadır.

II. Mutabakatın hukuki niteliği

II.A Türk Ticaret Kanunu m.94 ve sınırları

Mutabakat mektuplarının altında çoğunlukla Türk Ticaret Kanunu'nun 94. maddesine (6762 sayılı eski Kanun'daki karşılığına) atıf yapılır. Hüküm şöyledir:

“Hesap devresi hakkında sözleşme veya ticari teamül yoksa, her takvim yılının son günü taraflarca hesabın kapatılması günü olarak kabul edilmiş sayılır. Saptanan artan tutarı gösteren cetveli alan taraf, aldığı tarihten itibaren bir ay içinde, noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza içeren bir yazıyla itirazda bulunmamışsa, bakiyeyi kabul etmiş sayılır.”

6102 s. TTK m.94/2

Bu hüküm, uygulamada sanıldığı kadar geniş bir alanı kapsamaz. m.94, TTK'da "Cari hesap" başlığı altında düzenlenen cari hesap sözleşmesine aittir ve kanun bu sözleşmenin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağını öngörür (TTK m.89/2). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmayan ve süregelen ticari ilişkilerde ilişkinin "açık hesap" niteliğinde olduğunu, cari hesap hükümlerinin uygulanamayacağını ve uyuşmazlıkta takip konusu faturalar ile ödemelerin ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini kabul etmektedir (HGK 28.03.2018, E.2017/19-1634, K.2018/633; HGK 25.04.2018, E.2017/19-903, K.2018/974).

Şirketler arasındaki ilişkilerin büyük çoğunluğunda yazılı bir cari hesap sözleşmesi yoktur. Bu nedenle mutabakat mektubundaki "30 gün içinde itiraz edilmezse kabul edilmiş sayılır" ibaresi, çoğu ilişkide m.94'ün doğrudan uygulanmasından çok, taraflar arasındaki ticari teamülün ve iyi niyetli bir teyit girişiminin ifadesidir.

Kanundaki temel kural takvim yılı sonudur; ancak hüküm sözleşme veya ticari teamülle belirlenen hesap devrelerini de kabul eder. Türkiye'de aylık veya üç aylık mutabakat yaygın bir teamüldür. Kanunun itiraz için saydığı yollar arasında güvenli elektronik imzalı yazının bulunması, kanun koyucunun daha 2011 yılında elektronik yolu kâğıt yollarla eşdeğer gördüğünü gösterir.

II.B "Hata ve unutma hariç" kaydı

Mutabakat mektuplarında yaygın olarak yer alan "hata ve unutma hariç" (s.e.h.o.) ibaresi bir kanun hükmü değil, köklü bir ticari teamüldür. Taraflar bu kayıtla, mutabık kalınan bakiyenin sonradan ortaya çıkabilecek sehven yapılmış kayıtlar ve unutulmuş işlemler bakımından düzeltilebileceğini kabul eder.

Bu kayıt mutabakatın niteliğini açıkça ortaya koyar: Mutabakat, muhasebe kayıtlarındaki eksik ve hataları karşılıklı olarak bulup düzeltmeye yönelik iyi niyetli bir teyit işlemidir; kayıtsız şartsız bir borç ikrarı değildir. Bu sonuç mektubun kâğıtta ya da elektronik ortamda düzenlenmesinden bağımsızdır.

II.C Mutabakat bir yardımcı delildir

Bir alacak ya da borç uyuşmazlığında mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi, taraflardan biri mutabakat mektubu sunmuş olsa dahi incelemeye şu sırayla devam eder:

  1. Tarafların ticari defterleri: yevmiye defteri, büyük defter (defter-i kebir), envanter ve mizan. Ticari defterlerin ispat gücü HMK m.222'de düzenlenmiştir.
  2. Uyuşmazlık konusu bakiyeyi oluşturan faturalar; faturanın usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, karşı tarafa ulaşıp ulaşmadığı ve süresinde itiraz edilip edilmediği. Fatura alan kişi sekiz gün içinde içeriğine itiraz etmezse bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK m.21/2).
  3. Faturaya itiraz edilmişse teslimi ve ifayı gösteren belgeler: sipariş ve satın alma formları, irsaliyeler, teslim tutanakları, yazışmalar.
  4. Ödemeler: banka kayıtları, çek ve senet hareketleri, mahsuplar.
  5. Bu belgeleri destekleyen yardımcı deliller: cari hesap mutabakatları, hesap ekstreleri ve yazışmalar.

Yargıtay da ispatı, takibe veya davaya konu faturalar ve ödemeler üzerinden yürütür ve yalnızca hesap ekstresine dayanan talepleri yeterli görmez (HGK 28.03.2018, E.2017/19-1634, K.2018/633). Mutabakat mektubu, ister ıslak imzalı ister elektronik olsun, bu zincirin yerine geçmez; zinciri destekler.

II.D Alacağı kesinleştiren araçlar: kambiyo senetleri ve teminatlar

Türk hukukunda bir para alacağını, temel ilişkiye dayalı itirazlardan (ayıplı mal, eksik hizmet, iade gibi) büyük ölçüde bağımsız olarak takip edilebilir kılan araçlar kambiyo senetleridir: çek, bono (emre yazılı senet) ve poliçe. Kambiyo senedine dayalı takipte borçlunun itiraz imkânları sınırlıdır ve alacaklı kambiyo senetlerine özgü haciz yolunu kullanabilir (İİK m.167 vd.). Buna banka teminat mektubu, ipotek ve rehin gibi teminatlar eklenir.

Mutabakat mektubu bu araçlardan hiçbirinin yerine geçmez. Bir şirket alacaklarını sağlam bir zemine oturtmak istiyorsa bunu mutabakattan beklememeli; teminatlarını almalı, sipariş ve sözleşmelerde yetkili imzayı ve imza sirkülerini temin etmeli, alacaklarını vadesinde takip etmelidir. Mutabakattan beklenmesi gereken, bakiyelerdeki farkların erken görülmesi ve tahsilatın önündeki engellerin kaldırılmasıdır.

III. Islak imzalı kâğıt mutabakatın daha güçlü olduğu kanaati

Kâğıt mutabakatın elektronik mutabakattan daha güvenilir olduğu kanaati, uygulamanın gerçekleriyle karşılaştırıldığında dayanaksız kalmaktadır:

  • İmzalayanın yetkisi: Binlerce carisi olan şirketlerde mutabakat mektuplarını şirketi temsile yetkili kişiler değil, muhasebe ya da mutabakat birimindeki çalışanlar imzalar. Mektubun işletmeyi bağlayıcılığı, imzalayanın imza sirkülerindeki ya da kendisine verilmiş yetkiyle doğrudan ilişkilidir. Kanun, ticari temsilci ve ticari vekil dışındaki tacir yardımcılarının yetkisini dar tutar ve belirli işlerle sınırlar (TBK m.547-552); bu nedenle temsil yetkisi bulunmayan bir çalışanın kaşe ve imzası, mektuba sanıldığı kadar güç katmaz.
  • Faks ve taranmış kopya: Kâğıt mutabakatların büyük kısmı faksla ya da taranıp e-postayla gönderilen kopyalar olarak dolaşır. Yargıtay, içeriği açıkça okunamayan ve karşı tarafça teyit edilmeyen faks belgesine dayanılamayacağını belirtmiştir (19. HD 25.11.2015, E.2015/5399, K.2015/15539). Taranmış bir imza, e-postanın kendisinden daha güçlü bir delil değildir.
  • Huzurda imza ve aslın saklanması: Islak imzanın tam ispat gücü, belgenin aslının saklanmasına ve imzanın inkârı hâlinde incelenebilmesine bağlıdır. Mutabakat mektuplarının asılları çoğu zaman düzenli biçimde arşivlenmez.
  • Ölçek: Yüzlerce ya da binlerce cariyle aylık veya üç aylık kâğıt mutabakatı yetkili imzayla yürütmek pratikte mümkün değildir. Mümkün olduğu ölçüde de, hukuki sonucu bakımından iyi kurulmuş bir e-mutabakattan farklı değildir.

Bu nedenle kâğıt mutabakat, uygulamada da çoğunlukla bir yardımcı delil ve delil başlangıcı mertebesindedir. E-mutabakatın bu konumu zayıflattığını söylemek için bir hukuki dayanak bulunmamaktadır.

IV. Elektronik mutabakatın hukuki dayanakları

IV.A Elektronik veriler belgedir (HMK m.199) ve delil başlangıcıdır (HMK m.202)

“Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.”

6100 s. HMK m.199

Senetle ispat zorunluluğunun bulunduğu hâllerde, iddia konusu hukuki işlemi tam olarak ispat etmemekle birlikte muhtemel gösteren ve karşı taraftan ya da temsilcisinden gelen belge delil başlangıcıdır; delil başlangıcı bulunduğunda tanık dahil diğer delillere başvurulabilir (HMK m.202). Mutabakat bakımından önemli olan, karşı tarafın kendi e-posta adresinden ya da kendisine özel bir bağlantıdan verdiği onayın tam da "karşı taraftan gelen belge" niteliğinde olmasıdır.

Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik yaklaşımı şöyledir:

  • E-posta yazışmaları HMK m.199 ve 202 kapsamında delil başlangıcıdır; elektronik imza aranması gerekmez (23. HD 12.06.2018, E.2016/507, K.2018/3649).
  • Banka hareketleriyle örtüşen e-posta içerikleri destekleyici delil ve delil başlangıcı olarak değerlendirilir (13. HD 15.03.2018, E.2017/10021, K.2018/3126).
  • E-postanın gönderildiği inkâr edilirse mahkeme, karşı tarafı bu yazışmalar hakkında isticvaba (sorguya) çağırmalıdır (13. HD 10.03.2020, E.2019/1502, K.2020/3135).
  • Elektronik yolla kurulan ilişkilerde gönderen ve alıcı adresleri ile yazışmanın bütünü incelenmelidir (6. HD 09.06.2016, E.2015/9617, K.2016/4542).

IV.B Teyit mektubu ve itirazlar elektronik ortamda yapılabilir (TTK m.1525)

“Tarafların açıkça anlaşmaları ve 18 inci maddenin üçüncü fıkrası saklı kalmak şartıyla, ihbarlar, ihtarlar, itirazlar ve benzeri beyanlar; fatura, teyit mektubu, iştirak taahhütnamesi, toplantı çağrıları ve bu hüküm uyarınca yapılan elektronik gönderme ve elektronik saklama sözleşmesi, elektronik ortamda düzenlenebilir, yollanabilir, itiraza uğrayabilir ve kabul edilmişse hüküm ifade eder.”

6102 s. TTK m.1525/1

Mutabakat mektubu, niteliği itibarıyla bir teyit mektubudur: taraflardan biri kendi kayıtlarındaki bakiyeyi bildirir, diğeri teyit eder ya da itiraz eder. TTK m.1525 bu beyanların elektronik ortamda düzenlenebileceğini, gönderilebileceğini, itiraza uğrayabileceğini ve kabul edilmişse hüküm ifade edeceğini açıkça kabul eder. Hükmün aradığı "tarafların açıkça anlaşması" şartı, e-mutabakatın sözleşme, sipariş şartları veya cari kartında yazılı olarak kabul edilmesiyle kolaylıkla sağlanabilir (bkz. Bölüm VII).

Aynı maddenin ikinci fıkrası kayıtlı elektronik posta sistemini düzenlemiştir. TTK m.18/3 ise tacirler arasında temerrüde düşürme, fesih ve sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağını öngörür. Bu hükümler birlikte okunduğunda Türk Ticaret Kanunu'nun tacirler arası beyanlarda elektronik ortamı kâğıt yollarla eşdeğer bir yol olarak tanıdığı görülür. Bununla birlikte TTK m.18/3'teki şekle bağlı ihtarlar için sıradan e-posta yeterli değildir; mutabakat gibi teyit beyanlarında ise m.1525 uyarınca tarafların açık anlaşması aranır.

IV.C Güvenli elektronik imza elle atılan imzaya eşittir

“Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukukî sonucu doğurur.”

5070 s. Elektronik İmza Kanunu m.5/1
  • Türk Borçlar Kanunu da güvenli elektronik imzanın, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça el yazısıyla atılan imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğuracağını öngörür (TBK m.15/1).
  • Usulüne göre güvenli elektronik imzayla oluşturulan elektronik veriler senet hükmündedir (HMK m.205/2).
  • Kanunların resmî şekle veya özel merasime tabi tuttuğu işlemler ile teminat sözleşmeleri güvenli elektronik imzayla yapılamaz (5070 s. K. m.5/2). Cari hesap mutabakatı bu istisnalar arasında değildir.

Dolayısıyla carinin yetkilisinin nitelikli elektronik sertifikasıyla imzaladığı bir e-mutabakat, ıslak imzalı mutabakatla aynı hukuki sonucu doğurur; üstelik imzanın kime ait olduğu ve belgenin imzadan sonra değiştirilip değiştirilmediği teknik olarak tespit edilebilir (5070 s. K. m.4).

IV.D Kayıtlı elektronik posta (KEP) delilleri senet hükmündedir

Kayıtlı elektronik posta, gönderimin ve teslimin hukuki delilini üreten nitelikli bir e-posta türüdür. Kayıtlı Elektronik Posta Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'e göre KEP delilleri senet hükmündedir ve aksi ispat edilinceye kadar kesin delil sayılır (RG 25.08.2011, m.15/1). Anonim ve limited şirketlerin önemli bir kısmı zaten KEP adresine sahiptir.

KEP; iletinin kim tarafından, kime, ne zaman ve hangi içerikle gönderildiğini ispatlar. Yanıtı kimin imzaladığı ve imzalayanın yetkisi ise ancak içerik güvenli elektronik imzayla imzalandığında aynı kesinlikte ortaya konur. Böylece mevzuat, itiraz ve ihtar gibi beyanlar için noter ve taahhütlü mektupla aynı düzeyde, tamamen elektronik bir yol tanımaktadır. Yüksek tutarlı ya da uyuşmazlık riski bulunan carilerde mutabakatın KEP üzerinden ve güvenli elektronik imzayla alınması, ıslak imzalı mutabakatla hukuken eşdeğer, teknik olarak doğrulanması ise ondan daha kolay bir sonuç verir.

IV.E Teknik ispat: bilişim bilirkişisi neyi inceler?

Güvenli elektronik imza kullanılmayan e-mutabakatta da onayın kim tarafından, ne zaman ve hangi içerikle verildiği teknik olarak tespit edilebilir. Mahkeme, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişi görevlendirir (HMK m.266); bilişim bilirkişisi şu kayıtları inceler:

  • Onayın verildiği e-posta adresi ve bu adresin carinin önceden bildirdiği mutabakat adresiyle aynı olup olmadığı,
  • Kişiye özel ve tahmin edilemez bağlantı ile e-postaya gönderilen tek kullanımlık doğrulama kodu,
  • İşlemin tarih ve saati, işlemin yapıldığı ağ (IP) bilgisi ve tarayıcı bilgisi,
  • Gönderilen mektubun içeriği ile verilen yanıtın birebir eşleşmesi,
  • Kayıtların sonradan değiştirilip değiştirilmediğini gösteren zincirleme özetler (hash) ve, kullanılmışsa, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısının zaman damgası (5070 s. K. m.3/h),
  • E-posta sunucu kayıtları ve ileti başlıkları.

Faksla gelen bir mutabakatta imzanın kime ait olduğu ve belgenin ne zaman gönderildiği bu kadar ayrıntılı tespit edilemez. Bu nedenle iyi kurulmuş bir e-mutabakatın ispatı, kâğıt veya faks mutabakata göre daha kolaydır.

V. Elektronik tebligat mevzuatının ortaya koyduğu ilke

Devlet, kendi resmî bildirimlerinde elektronik ortamı yalnızca kabul etmekle kalmamış, belirli şirketler için zorunlu hâle getirmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na 6099 sayılı Kanunla eklenen ve 7101 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen (yürürlük 01.01.2019) 7/a maddesine göre, aralarında tüm özel hukuk tüzel kişilerinin de bulunduğu geniş bir muhatap grubuna elektronik yolla tebligat yapılması zorunludur; şirketler bu kapsamdadır. Elektronik tebligatlar Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden yapılmakta, usul ve esaslar Elektronik Tebligat Yönetmeliği ile düzenlenmektedir (RG 06.12.2018; sonraki değişiklikleriyle). Vergi idaresi de Vergi Usul Kanunu kapsamındaki tebligatlarını elektronik ortamda yapmaktadır (VUK m.107/A).

“Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.”

7201 s. Tebligat Kanunu m.7/a

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, elektronik tebligatın yapılmış sayılacağı tarihin muhatabın hesabını açıp açmamasına bağlı olmadığını kabul etmiştir (HGK 24.11.2020, E.2020/547, K.2020/924). Sistem, iletinin ulaştığı anı zaman damgasıyla tespit eder.

Tebligat hukuku resmî makamların bildirimlerini düzenler; tacirler arasındaki mutabakat bir tebligat değildir ve bu hükümler mutabakata doğrudan uygulanmaz. Ancak bu düzenlemeler şu ilkeyi açıkça ortaya koyar: Türk hukuk düzeni, elektronik bir iletinin belirli bir adrese ulaştığını ve ulaşma anını teknik kayıtlarla tespit etmeyi, hak düşürücü sonuçlar doğuracak kadar güvenilir kabul etmektedir. Devletin vergi, icra ve yargı bildirimlerini bu yolla yaptığı bir dönemde, tacirler arasında aynı güvenceyle yapılan bir teyit işleminin kâğıttan daha zayıf sayılması için makul bir gerekçe yoktur.

VI. Yaklaşık ispat, ihtiyati haciz ve icra takibinde mutabakatın yeri

VI.A Yaklaşık ispat nedir?

Yaklaşık ispat, hâkimin bir vakıanın gerçekleştiğine tam olarak değil, kuvvetli bir ihtimalle kanaat getirmesidir. Kavram kanunda ihtiyati tedbir için açıkça yer alır: talepte bulunan taraf, tedbir sebebini ve davanın esası bakımından haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır (HMK m.390/3). İhtiyati hacizde de alacaklı, alacağı ve gerekirse haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermek zorundadır (İİK m.258/1); öğreti ve uygulama bu ölçütü yaklaşık ispat olarak anlamaktadır.

VI.B İhtiyati haciz

Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para alacağının alacaklısı, borçlunun malının ihtiyaten haczini isteyebilir (İİK m.257/1). Alacaklı, haksız çıkması hâlinde borçlunun ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlara karşı mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermekle yükümlüdür (İİK m.259); kanun sabit bir oran öngörmez, uygulamada alacağın belirli bir yüzdesi istenmektedir. Karar borçlu dinlenmeden verilebilir; bu durumda borçlu, haciz sırasında hazır bulunmuşsa hacizden, bulunmamışsa haciz tutanağının tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir (İİK m.265).

Faturalar, teslim belgeleri ve ticari defter kayıtları, alacağın varlığı ve muacceliyeti konusunda mahkemeye kanaat verdiği ölçüde ihtiyati haciz kararına dayanak olabilir (Yargıtay 19. HD 23.01.2014, E.2013/18723, K.2014/1804). Borçlu tarafından onaylanmış bir mutabakat, bakiyenin karşı tarafça bilindiğini ve teyit edildiğini gösterdiği için, faturalar ve defter kayıtlarıyla birlikte sunulduğunda bu kanaatin oluşmasında güçlü bir belgedir. Bu bakımdan onayın ıslak imzayla mı, kişiye özel elektronik bağlantı ve doğrulama koduyla mı, yoksa güvenli elektronik imzayla mı verildiği, belgenin kime ait olduğunun gösterilebilmesi ölçüsünde önem taşır.

İhtiyati haciz geçici bir hukuki korumadır. Borçlunun itiraz hakkı saklıdır ve alacağın varlığına ilişkin asıl ispat yükü esas davada genel kurallara göre belirlenir. Mutabakat, ihtiyati haciz için tek başına yeterli değildir; faturalar, teslim belgeleri ve defter kayıtlarıyla birlikte değerlendirilir.

VI.C İcra takibi, itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı

Borçlunun itirazı haksız bulunursa, itirazın iptali davasında borçlu aleyhine alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilir (İİK m.67/2). Yargıtay uygulamasında bu tazminat için alacağın likit, yani belirli veya borçlu tarafından belirlenebilir olması aranır. Taraflarca mutabık kalınmış bir bakiye, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve belirlenebilir olduğunu gösterdiğinden, bu tazminat bakımından alacaklının elini güçlendirir.

Takibe itirazın icra mahkemesinde kaldırılması (İİK m.68) için ise imzası ikrar edilmiş veya noterce onaylanmış borç ikrarını içeren belge gibi nitelikli belgeler aranır. Güvenli elektronik imzalı veriler senet hükmünde olduğundan (HMK m.205/2), bu yolun güvenli elektronik imzalı ve borç ikrarı içeren bir mutabakatla kullanılabilirliği somut belgenin içeriğine göre ayrıca değerlendirilmelidir. "Hata ve unutma hariç" kaydı taşıyan sıradan bir mutabakatın kayıtsız şartsız borç ikrarı sayılması beklenmemelidir.

VII. E-mutabakatı daha da güçlendirmenin yolları

E-mutabakatın ispat gücü, sürecin nasıl kurulduğuna bağlıdır. Aşağıdaki önlemler, e-mutabakatı kâğıt mutabakatın açıkça önüne geçirir:

  1. Delil sözleşmesi: Taraflar belirli bir hukuki ilişkiden doğacak uyuşmazlıkta hangi delillerin kullanılacağını yazılı olarak kararlaştırabilir (HMK m.193). Tedarik ve satış sözleşmelerine, genel satış ve satın alma şartlarına "Taraflar arasındaki cari hesap mutabakatları elektronik ortamda yapılır; mutabakat sisteminin kayıtları taraflar arasında delil niteliğindedir" anlamında bir hüküm eklenmesi, hem TTK m.1525'teki "açık anlaşma" şartını karşılar hem de ispatı kolaylaştırır. Bir tarafın ispat hakkını kullanmasını imkânsız kılan veya aşırı zorlaştıran delil sözleşmeleri geçersizdir (HMK m.193/2); hüküm dengeli kurulmalıdır.
  2. Mutabakat adresinin yazılı alınması: Cari kart açılırken carinin mutabakat yazışmaları için kullanacağı e-posta adresini ve yetkili kişiyi kaşe-imzalı ya da güvenli elektronik imzalı bir belgeyle bildirmesi istenmeli ve bu belge dosyada saklanmalıdır. Sonraki tüm e-mutabakatlar bu adrese gönderildiğinde onayın kimden geldiği tartışma konusu olmaktan çıkar.
  3. Kimlik doğrulama: Onay, kişiye özel ve süreli bir bağlantı ile carinin e-posta adresine gönderilen tek kullanımlık bir kodla alınmalıdır.
  4. Değiştirilemez kayıt: Gönderim, açılma, onay ve itiraz olayları zincirleme özetlerle saklanmalı, mümkünse bağımsız bir elektronik sertifika hizmet sağlayıcısının zaman damgasıyla sabitlenmelidir.
  5. Kritik carilerde KEP veya güvenli elektronik imza: Tutarı yüksek ya da uyuşmazlık riski bulunan carilerde onay KEP üzerinden veya güvenli elektronik imzayla alınmalıdır.
  6. Saklama: Mutabakat kayıtları ve yazışmalar, ticari defter ve belgelerin saklanma süresi olan on yıl boyunca saklanmalıdır (TTK m.82).
  7. Islak imza seçeneği: Carinin talebi hâlinde kaşe-imzalı formun taranıp sisteme yüklenmesine izin verilmeli; bu belge de aynı kayıt zincirine eklenmelidir.

VIII. mutabakat.com'da e-mutabakat kayıtları

mutabakat.com e-mutabakat sürecinde bugün şu kayıtlar tutulmaktadır:

  • Her cari için kişiye özel, tahmin edilemez ve imzalı (HMAC) bir yanıt bağlantısı,
  • Carinin e-posta adresine gönderilen tek kullanımlık doğrulama kodu,
  • Yanıtın tarihi ve saati, yanıtlayanın e-posta adresi ve işlemin yapıldığı ağ (IP) bilgisi,
  • Olay kayıtlarının SHA-256 özetleriyle birbirine zincirlendiği denetim kaydı,
  • Carinin isterse kaşe-imzalı formu yükleyebilmesi ve bu formun mutabakat kaydına eklenmesi.

Kayıtlı elektronik posta (KEP) ve güvenli elektronik imzayla onay seçenekleri ile bağımsız zaman damgası geliştirme planındadır; bu seçenekler devreye girdiğinde bu bölüm güncellenecektir.

IX. Sonuç ve görüş

Yukarıda açıklanan mevzuat, içtihat ve uygulama birlikte değerlendirildiğinde görüşümüz şudur:

  1. Cari hesap mutabakatı, kâğıtta da elektronik ortamda da, taraflar arasındaki bakiyeyi teyit etmeye ve kayıtlardaki hataları düzeltmeye yönelik iyi niyetli bir işlemdir; uyuşmazlıkta ticari defterler, faturalar ve ödemelerle birlikte değerlendirilen yardımcı bir delildir. Bir alacağı kesinleştirmenin yolu kambiyo senetleri ve teminatlardır.
  2. Elektronik ortamda yapılan mutabakat hukuken geçerlidir. Elektronik veriler HMK m.199'a göre belgedir; karşı taraftan gelen elektronik onay HMK m.202 anlamında delil başlangıcıdır; TTK m.1525 teyit mektubunun ve itirazların elektronik ortamda yapılabileceğini açıkça kabul eder.
  3. Güvenli elektronik imzayla alınan e-mutabakat senet hükmündedir ve ıslak imzalı mutabakatla hukuken eşdeğerdir; kayıtlı elektronik posta ile birlikte kullanıldığında gönderim, teslim, zaman ve içerik de kesin biçimde ispatlanır. Bu yolla alınan onay, bilirkişi incelemesinde ıslak imzalı mutabakattan daha kolay doğrulanır.
  4. Uygulamadaki kâğıt mutabakatların önemli bir kısmının yetkisiz kişilerce imzalanması ve faks ya da taranmış kopya olarak dolaşması nedeniyle, kâğıt mutabakatın elektronik mutabakattan daha güvenilir olduğu kanaatinin hukuki bir dayanağı yoktur.
  5. Kimlik doğrulaması, değiştirilemez işlem kaydı ve önceden yazılı olarak bildirilmiş mutabakat adresiyle kurulmuş bir e-mutabakat süreci; bilirkişi incelemesinde kâğıt veya faks mutabakattan daha kolay doğrulanır. Taraflar arasında bir delil sözleşmesi yapılması bu sonucu ayrıca güçlendirir.

Bu nedenlerle şirketlerin cari hesap mutabakatlarını elektronik ortamda yürütmeleri hukuken güvenlidir; e-mutabakata, en az kâğıt mutabakata güvendikleri ölçüde güvenebilirler.

Kaynaklar

Mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: m.18/3, m.21/2, m.82, m.89, m.94, m.1525
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: m.15, m.547-552
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.193, m.199, m.202, m.205, m.222, m.266, m.390
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu: m.67, m.68, m.167 vd., m.257, m.258, m.259, m.265
  • 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu: m.3, m.4, m.5
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu: m.7/a (6099 sayılı Kanunla eklenmiş, 7101 sayılı Kanunla değiştirilmiştir)
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu: m.107/A
  • Elektronik Tebligat Yönetmeliği (RG 06.12.2018; sonraki değişiklikleriyle)
  • Kayıtlı Elektronik Posta Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (RG 25.08.2011, 28036; sonraki değişiklikleriyle): m.15/1

Yargı kararları

  • Yargıtay HGK 28.03.2018, E.2017/19-1634, K.2018/633 (açık hesap; inceleme takip konusu faturalar ve ödemelerle sınırlı)
  • Yargıtay HGK 25.04.2018, E.2017/19-903, K.2018/974 (yazılı cari hesap sözleşmesi yoksa açık hesap)
  • Yargıtay HGK 24.11.2020, E.2020/547, K.2020/924 (elektronik tebligatın yapılmış sayılma anı)
  • Yargıtay 23. HD 12.06.2018, E.2016/507, K.2018/3649 (e-posta delil başlangıcıdır)
  • Yargıtay 13. HD 15.03.2018, E.2017/10021, K.2018/3126 (e-posta ve banka kayıtları)
  • Yargıtay 13. HD 10.03.2020, E.2019/1502, K.2020/3135 (e-posta inkârında isticvap)
  • Yargıtay 6. HD 09.06.2016, E.2015/9617, K.2016/4542 (elektronik yazışmada gönderen ve alıcı adresleri)
  • Yargıtay 19. HD 25.11.2015, E.2015/5399, K.2015/15539 (okunamayan ve teyit edilmeyen faks)
  • Yargıtay 19. HD 23.01.2014, E.2013/18723, K.2014/1804 (faturaya dayalı ihtiyati haciz)

Bu mütalaa, cari hesap mutabakatı ve alacak yönetimi alanındaki uygulama deneyimine ve yürürlükteki mevzuat ile yayımlanmış içtihatlara dayanan bir uzman görüşüdür; avukatlık hizmeti veya bağlayıcı hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut bir uyuşmazlıkta bir hukukçudan görüş alınmalıdır. Madde metinleri ve kararlar yayımlandığı tarihteki hâlleriyle değerlendirilmiştir.

Hüseyin CanpulatKurucu, mutabakat.com · 1992'den bu yana kredi, alacak yönetimi ve cari hesap mutabakatı uygulayıcısıCIT Alacak Yönetimi ve Risk Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. (mutabakat.com)